Velayet Davası

Velayet; küçük çocukların ya da özel durumu olan ergen çocukların bakımının, korunmasının ve büyütülmesinin sağlanması için anne ve babaya verilen hak, yetki ve ödevlere denir.

Reşit olmayan çocuğun velayet hakkı anne ve babasına aittir. Yasal bir sebep olmadıkça velayet hakkı anne ve baba üzerinden alınamaz. Geçerli bir yasal sebep olmadıkça, hakim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da anne ve babanı velayeti altında kalırlar.

Velayet davası; velayet hakkı kendisinde olmayan tarafın (anne veya baba) diğer tarafa çocuğun velayeti için diğer eşe karşı açtığı bir aile hukuku davası türüdür. Velayet davası açılırken görevli mahkeme aile mahkemesidir.

Türk Medeni Kanunu’nun 337, 340, 342 ve 346. maddeleri uyarınca velayet, çocukların bakım, eğitim, öğretim ve korunması ile temsil edilmesi görevlerini kapsar. Velayet, aynı zamanda anne ve babanın velayeti altındaki çocukların kişiliklerine ve mallarına ilişkin hakları, ödevleri, yetkileri ve yükümlülükleri içerir.

Anne ve babanın çocukların kişiliklerine ilişkin hak ve ödevleri, özellikle çocuklarına bakmak büyütmek, görüp gözetmek, geçimlerini sağlamak, yetiştirilmelerini ve eğitimlerini sağlamaktır. Velayetin kaldırılması ve değiştirilmesi şartları gerçekleşmedikçe, anne ve babanın velayet görevlerine müdahale olunamaz.

Ayrılık ve boşanma durumunda velayetin düzenlenmesindeki amaç velayetin  çocuğun yararını korumak ve geleceğini güvence altına almaktır. Öte yandan, TMK’nın 335 ila 351. maddeleri arasında düzenlenen “velayet”e ilişkin hükümler kural olarak, kamu düzenine ilişkindir ve velayete ilişkin davalarda resen  araştırma ilkesi uygulandığından hâkim, tarafların talepleri ile bağlı değildir. Velayetin değiştirilmesine yönelik istem incelenirken çocuğun üstün yararı göz önünde tutulur.

Velayet Düzenlemesinde İdrak Yaşı : Mahkemece belli bir yaş grubunun üzerindeki çocuklar için velayet düzenirken çocuğu dinler ve velayet konusundaki görüşünü sorar. Yargıtaya göre çocuğun idrak yaşı, 8 yaş veya üstüdür. 8 yaş veya bu yaşın üzerinde olan çocukların görüşü alınmadan velayetin düzenlenemez değiştirilemez veya kaldırılamaz.

 Velayetin Kaldırılması veya Değiştirilmesi Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme

 Görevli Mahkeme : Velayetin kaldırılması, velayetin eşlerden birinden alınarak diğerine verilmesi (velayetin değiştirilmesi) ve kaldırılan velayetin geri verilmesi davalarına bakmakla görevli mahkeme aile mahkemesidir.

 Yetkili Mahkeme : Velayetin değiştirilmesi veya kaldırılması davası hukuken çekişmesiz yargı işi olarak kabul edilmektedir (HMK m. 382/2-b-13). Çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir (HMK m.384). Bu durumda, velayetin değiştirilmesi veya kaldırılması davası iki farklı yetkili mahkemede açılabilir;

  • Velayetin kaldırılması veya değiştirilmesi davası, davalı tarafın ilgili kişi olması nedeniyle davalının oturduğu yer mahkemesinde açılabilir.
  • Velayetin kaldırılması veya değiştirilmesi davası, talepte bulunan davacının oturduğu yer mahkemesinde de açılabilir (HMK m.384).

Evlilikte Velayet Nasıl Kullanılır?

Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar.

Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hali gerçekleşmişse hâkim, velayeti eşlerden birine verebilir.

Velayet, ana ve babadan birinin ölümü halinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.

Anne-Babanın Evli Olmaması Halinde Velayet Nasıl Kullanılır?

Anne ve baba evli değilse (yani evlenmeden çocuk dünyaya gelmiş ise )velayet anneye aittir. Çünkü anne ile çocuk arasında soybağı doğum ile kurulur.

Anne küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa hakim , çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velayeti babaya verir.

Üvey Çocukların Velayetinin Özellikleri

Eşler, ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlüdürler.

Kendi çocuğu üzerinde velayeti kullanan eşe diğer eş uygun bir şekilde yardımcı olur; durum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde çocuğun ihtiyaçları için onu temsil eder.

Velayetin Kapsamı Nedir?

Anne ve baba, çocuğun bakım ve eğitim- öğrenimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygularlar.

Çocuk, anne ve babasının sözünü dinlemekle yükümlüdür.

Anne ve baba, çocuğun yapısına göre çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanırlar; önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini gözetmelilerdir.

Çocuk, anne ve babasının rızası dışında evi terkedemez ve yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz.

Velayet Altındaki Çocuğun Eğitimi

Ana ve baba, çocuğu olanaklarına göre eğitirler ve onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini sağlar ve korurlar.

Ana ve baba çocuğa, özellikle bedensel ve zihinsel özürlü olanlara, yetenek ve eğilimlerine uygun düşecek ölçüde, genel ve mesleki bir eğitim sağlarlar .

Çocuğun dini eğitimini belirleme hakkı ana ve babaya aittir.

Ana ve babanın bu konudaki haklarını sınırlayacak her türlü sözleşme geçersizdir.

Ergin, dinini seçmekte özgürdür .

Velayet Altındaki Çocuğun Temsil Edilmesi

Ana ve baba, velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidirler.

İyiniyetli üçüncü kişiler, eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilirler.

Vesayet makamlarının iznine bağlı hususlar dışında kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler velayetteki temsilde de uygulanır.

Velayet Altındaki Çocuğun Fiil Ehliyeti

Velayet altındaki çocuğun fiil ehliyeti, vesayet altındaki kişinin ehliyeti gibidir.

Çocuk, borçlarından ana ve babanın çocuk malları üzerindeki haklarına bakılmaksızın kendi malvarlığı ile sorumludur.

Velayet Altındaki Çocuğun Aileyi Temsil Etmesi

Velayet altındaki çocuk, ayırt etme gücüne sahip ise ana ve babanın rızası ile aile adına hukuki işlemler yapabilir; bu işlemlerden dolayı ana ve baba borç altına girer .

Çocuk ile Ana ve Baba Arasındaki Hukuki İşlemlerin Bağlayıcılığı

Çocuk ile ana veya baba arasında ya da ana ve babanın menfaatine olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılacak bir hukuki işlemle çocuğun borç altına girebilmesi, bir kayyımın katılmasına ve hâkimin onayına bağlıdır .

Velayet Altındaki Çocuğun Korunması İçin Önlemler

Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde, ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alır.

Çocukların Kurumlara Yerleştirilmesi

Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunur veya çocuk manen terk edilmiş halde kalırsa hâkim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya bir kuruma yerleştirebilir.

Çocuğun aile içinde kalması ailenin huzurunu onlardan katlanmaları beklenemeyecek derecede bozuyorsa ve durumun gereklerine göre başka çare de kalmamışsa, ana ve baba veya çocuğun istemi üzerine hâkim aynı önlemleri alabilir.

Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu önlemlerin gerektirdiği giderler Devletçe karşılanır. Nafakaya ilişkin hükümler saklıdır.

 Velayetin Değiştirilmesi Nedenleri

Velayetin değiştirilmesi davası, velayet hakkının anne veya babaya verilmesinden sonra velayet kendisine verilen tarafın durumunun değişmesi ve sonradan ortaya çıkan çeşitli nedenlerden ötürü velayeti alan anne ya da babanın velayet hakkını gereği gibi kullanamaması ile çocuğun menfaatinin gerektirdiği durumlarda açılan bir davadır.

Velayetin değiştirilmesi için bir olayın olması ve bu durumun velayet görevini aksatmış olması gerekir. Bu durum velayetin değiştirilmesini velayetin kaldırılmasından ayırır. Çünkü velayetin kaldırılmasında velayet görevinin ağır bir şekilde kötüye kullanılması veya aşırı bir şekilde ihmal edilmiş olması aranır.

Velayetin değiştirilmesine ilişkin şartlar TMK’da açıkça düzenlenmiştir. TMK’nın “Durumun Değişmesi” başlıklı 183. maddesinde; “Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, resen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.” hükmüne yer verilmiştir.

Söz konusu madde, velayetin değiştirilmesi sebeplerini hüküm altına almıştır. Buna göre; çocukla kişisel ilişki kurulmasının engellenmesi, çocuğun fiilen velayet hakkı olmayan annede ya da babada bırakılması veyahut çocuğun üçüncü kişinin yanında bırakılması, çocuğun menfaatinin gerektirdiği nedenler (örneğin sağlık, eğitim, ahlâk, güvenlik), velayeti kendisinde bulunan annenin ya da babanın yeniden evlenmesi, velayet hakkı kendisine verilen tarafın bir başka yere gitmesi, ölüm veya velayet görevinin kullanılmasının engellenmesi velayetin değiştirilmesi sebepleri olarak sayılabilir.

Velayetin yukarıda sayılan sebeplerin gerçekleşmesi durumunda değişmesinin birtakım sonuçları da ortaya çıkmaktadır. Velayetin değiştirilmesi ile birlikte velayeti kendisinde bulunmayan anne veya babanın çocukla kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı bulunmakta olup, mahkemece de bu ilişkinin kurulması gerekir. Yine velayeti kendisine verilmeyen tarafın çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu da unutulmamalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu