Kripto Varlıkların Hukuki Niteliği

Öğretide bir görüşe göre, kripto varlıkların malvarlığı statüsünde olamayacağı, herhangi bir para, eşya, kıymetli evrak, senet, alacak hakkı niteliğine sahip olmadığı kabul edilmektedir. Bu nedenle de bu kripto varlık üzerinde herhangi bir hak tesis edilemeyeceği belirtilmektedir. Ancak böyle bir durumda kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi kapsamında hırsızlık ya da dolandırıcılık suçlarının konusunu oluşturmayacaktır.
Kripto varlıkların malvarlığı statüsünde olabileceğine dair görüşe göre de Anayasanın 35.maddesinde yer alan mülkiyete ilişkin hükmün gerekçesinde mülkiyetin tanımı para ile ölçülebilen bütün değerleri ifade ettiği için kripto varlıkların malvarlığı statüsünde değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Kripto varlıklar başka bir görüşe göre de malvarlığı statüsü içerisinde eşya niteliği taşıdığıdır. Zira eşyanın hukuki tanımı ‘’ kişilerin üzerinde ferdi hakimiyet kurabildikleri, ekonomik değeri olan, ayni hak konusu olabilmelerine izin verilen ve kişilik değeri oluşturmayan maddi varlıklar’’ şeklindedir. Dolayısıyla da kripto varlıkların ekonomik değeri olan ve kişiliği olmayan ve kişilerin üzerinde hâkimiyet kurabildiği bir şey olmaları nedeniyle eşya olarak da değerlendirilebilmektedir.
Kripto Varlık Dolandırıcılığı
Kripto varlığın dolandırıcılık suçuna konu olabilmesi için kripto varlığın ya malvarlığı ya da eşya olarak tanımlanması gerekmektedir aksi halde suç oluşamayacaktır.
Kripto varlık dolandırıcılığı elektronik ortamda olması nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmaktadır. Zira kripto para dolandırıcılığı bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılmasıyla oluşabilecek bir suçtur. İleli davranışlarla çeşitli yazılımların yüklenmesiyle bilişim sistemleri araç olarak kullanılarak dolandırıcılık suçu işlenebilmektedir.
Kripto dolandırıcılığında bir de coin satışı ve saadet zinciri yöntemleriyle aslında değerinin düşük olmasına rağmen basın-yayın yoluyla değerini çok yüksek göstererek basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanarak nitelikli dolandırıcılık suçu işlenmiş olacaktır.
Yine dini duygular istismar edilerek ya da algılama yeteneğinin zayıf olmasından yararlanılarak da bu suçun işlenmesi mümkün olup nitelikli dolandırıcılık suçunun işlenmesi söz konusu olabilecektir.
Suçun faili herkes olabilir. Suç serbest hareketli bir suç olup herhangi bir yöntemle bu suç işlenebilmektedir.
Suçun hukuki konusunu kişilerin malvarlığı değerleri oluşturmaktadır.
Dolandırıcılık suçunun mağduru; zarar gören/eksilen malvarlığının ait olduğu kişidir. Bu bakımdan, aldatılan kişi ile malvarlığına sahip olan kişi aynı olabileceği gibi farklı kimseler de olabilmektedir. Kripto varlık dolandırıcılığında da suçun maddi konusunu, dolandırıcılık suretiyle el değiştiren kripto varlıklar oluşturmaktadır.
Kopya- oltalama yöntemlerinde, failin amacı, hileli bir şekilde kişilere yönlendirmelerde bulunarak, kopya siteye erişen kullanıcılardan veri toplamaktır. Bu sayede, mağdur veya üçüncü şahıslar aleyhine ve failin kendisi ya da başkası lehine haksız kazanç sağlanmış olur. Aldatıcı coin satış yönteminde, özel olarak üretilmiş kripto para birimlerinin piyasaya sürülmesinin ardından, belirli reklam ve duyurularla fiyatlarının yükseltilmesi sağlanır. Daha sonra, coinlerin çoğunluğunu elinde bulunduran fail, bu coinleri yüksek fiyatla satıp kazanç elde eder. Saadet zinciri yönteminde, yatırımcıların güveni kazanıldıktan sonra, genellikle reklam yoluyla yatırım yapmaya teşvik edilirler. Yatırımcılar borsaya erişemediklerinde ve kripto varlıklar çalındığında suç fiili gerçekleşmiş olur. Bu tür bir yöntemde reklam faaliyetleri zorunlu olmasa da uygulamada sıkça başvurulan bir taktiktir. Bu da mağdurları aldatabilecek nitelikte hileli bir unsur oluşturur. Fidye yazılımı suçunda ise, sosyal medya ya da e-posta hesaplarının ele geçirilmesi sonucu, mağdurların yakınlarından kripto para talep edilmesi ya da aslında var olmayan bir kripto borsasına yatırım yapmalarının sağlanması, suçun fiilini oluşturur.
Bu suçun işlenmesinde herhangi bir hukuka uygunluk hali yani meşru müdafaa, zorunluluk hali, ilgilinin rızası, amirin emri, kanun hükmünün yerine getirilmesi gibi durumlar söz konusu değildir.
Bu suçun kasten yani bilerek ve isteyerek gerçekleşebilecek bir suç türüdür.
Kural olarak şikayete tabi değildir. Ancak haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde şikayet aranır. Şikayet süresi fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. Uzlaştırmaya tabi değildir.
Bu suç türünde teşebbüs ve gönüllü vazgeçme mümkündür. Herhangi bir yarar sağlamadan bu suçtan vazgeçtiği takdirde teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle ceza verilmez ancak gönüllü vazgeçmeye kadar başka bir suça neden olmuşsa o suç nedeniyle ceza verilir.
Bu suç birden fazla kişiyle de işlenebildiği için iştirak de mümkündür.
Bu suç oluşurken bilişim sistemlerine hukuka aykırı girme suçu da oluşmaktadır ancak faile sadece nitelikli dolandırıcılık suçundan ceza verilecektir.
Eğer bu suç birden fazla kişiye karşı işlenmişse ya da aynı kişiye karşı farklı zamanlarda işlenmişse bu durumda TCK’nın 43.maddesi kapsamında cezanın artırılması söz konusu olacaktır.
Suçun işlenmesi halinde 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasına hükmolunacaktır. Ayrıca verilecek ceza, suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise bir kat artırılacaktır.
Yargılama aşaması (kovuşturma) başlamadan zararın giderilmesi halinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir; yargılama aşaması (kovuşturma) başlamış fakat hüküm verilmeden bu zarar giderilmişse verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.
Bu suç haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.

