Etkin Pişmanlık

Suçu işleyen failin, suçu işledikten sonra bu durumdan samimi olarak pişmanlık duyması ve suçtan doğan zararları tazmin etmesi veya adli makamlara yardımcı olması etkin pişmanlık olarak adlandırılmaktadır.

Etkin pişmanlık, kişinin işlediği suçtan dolayı özgür iradesiyle sonradan pişman olması, suç teşkil eden fiilin meydana getirdiği olumsuzlukları gidermesi ve ceza adaletine olumlu davranışlarıyla katkı sunması halinde atıfet hükümlerinin uygulanmasını sağlayan bir ceza hukuku kurumudur.

Etkin pişmanlık, kanunda özel olarak düzenlenmiş olan ve cezayı azaltan veya tamamen ortadan kaldıran bir durumdur.

Etkin pişmanlık hükümleri her bir suç tipi için uygulanmaz. Türk Ceza Kanunu’nda sayılan bazı suçlar bakımından etkinlik pişmanlık kurumu uygulama alanı bulmaktadır.

Etkin pişmanlık ile ilgili düzenlemeler Türk Ceza Kanunu‘nun 168. Maddesinde düzenlenmiştir.

TCK. 168. Madde ;

(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.

(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.

(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.

(5) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.

Etkin Pişmanlığın Unsurları

Etkin pişmanlık; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda bir suç işleme eyleminden sonra failin pişmanlığını göstermesi ve hakimin şartlar oluştuğu takdirde verilecek cezada indirime gitmesi hatta tamamen cezayı ortadan kaldırması hali olarak tanımlanabilir. Ancak her suç tipi için etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaz, kanun kapsamında hangi suçlar için etkin pişmanlıktan yararlanılabileceği düzenlenmiştir. Her ne kadar failin ceza almamasını sağlayan bir ceza muhakemesi kurumu olsa da etkin pişmanlık failin kusurunu azaltan bir durum değildir.

Failin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesi için bir girişimde bulunması gerekir, yani pişmanlığını gösteren durumlar ortaya koymalıdır. Mağdurun uğradığı zarar da tamamen giderilmiş olmalıdır. Ayrıca etkin pişmanlık suça ilişkin hüküm verilene kadar ortaya çıkmalıdır. Aşağıda etkin pişmanlığın unsurları ayrıntılı olarak sıralanmıştır.

  1. Fiile İlişkin Şartlar

Tamamlanmış Bir Suç Olmalıdır.

Suçların tamamlanma anı her suç için farklılık göstermektedir. Etkin pişmanlık, suçun bütün unsurlarıyla tamamlanmasından ve neticenin meydana gelmesinden sonra söz konusudur. Kesintisiz (mütemadi) bir suç olan ” hürriyetten yoksun kılma” suçu, mağdurun hürriyetinden yoksun kılınması ile tamamlanır. 5237 sayılı TCK’nın 110. maddesinde; “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işleyen fail, soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakacak olursa” faile verilecek cezada indirim yapılmasını öngörmüştür.

Tamamlanmış Suça İlişkin Etkin Pişmanlık Hükmü Münhasıran Düzenlenmiş Olmalıdır.

İlgili suça ilişkin kanuni bir düzenleme olmalıdır. Kanunu düzenleme yoksa etkin pişmanlıktan yararlanamaz.

 

  1. Faile İlişkin Şartlar

Fail Bizzat Pişmanlık Göstermelidir.

Etkin pişmanlıktan yararlanılması için failin pişmanlık gösteren eylemleri bizzat gerçekleştirmesi gerekmektedir.

Buna karşın, etkin pişmanlık   hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun uğradığı zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şartı yerine getirilirken duyulan pişmanlığın mutlaka sözle ifade edilmesi zorunluluğu bulunmayıp, davranışlar yoluyla da ifade edilmesi olayın özelliğine göre mümkün olabilecektir.

Failin Pişmanlığı Etkin (Aktif) Olmalıdır.

Failin etkin pişmanlıktan yararlanması için göstermesi gereken aktif tutum; suçla mücadelede etkin işbirliği sağlama, bilgi vererek suçun aydınlatılmasına katkı sağlama, örgütlü suçlulukla mücadeleye katkı sağlama, failin hukuka aykırı duruma son vermesi, iade veya tazmin suretiyle etkin pişmanlık, resmi makamlara başvurarak tedavi ettirilmeyi isteme şeklinde olabilir.

Fail Suçun Tamamlanmasından Sonra Pişmanlık Göstermelidir.

Tamamlanmamış suçlarda etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaz.

Pişmanlık Kanunda Öngörülen Zamanda Gösterilmiş Olmalıdır.

Etkin pişmanlık; suçun tamamlanmasından sonraki aşamada; soruşturma başlamadan önce, soruşturma evresinde, kovuşturma evresinde hüküm verilmeden önce, kovuşturma evresinde hüküm verildikten sonra ve hatta kovuşturma evresi tamamlandıktan sonra da söz konusu olabilir.

Ceza Kanununda Etkin Pişmanlık Uygulanan Suçlar

Suçun tamamlanmasından sonra failin gönüllü olarak neticeyi telafi etmeye yönelik gerçekleştirdiği davranışlara etkin pişmanlık denir.

Etkin pişmanlık gönüllü vazgeçmenin tamamlanmış suçlardaki görünüm şekli olarak nitelendirilebilir. Kanun koyucu sadece tamamlanmamış suçlar için gönüllü vazgeçmeye ceza sorumluluğunu kaldıran bir sonuç bağlamıştır.

Dolayısıyla kural olarak etkin pişmanlığın ceza sorumluluğu üzerinde etkisi yoktur. Bununla birlikte Türk Ceza Kanunu’nun Özel Hükümler Kısmında bazı suç tipleriyle bağlantılı bir şekilde etkin pişmanlığa ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. (93, 110, 168, 184/V, 192, 201, 221, 248, 254, 269, 274, 281/III, 282/V, 289/II, 293, 297/IV, 316/II madde).

  • Organ ve Doku Ticareti Suçunda (TCK 91-92-93)
  • Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda (TCK 109-110)
  • Malvarlığına Karşı Suçlarda (Yağma Hırsızlık vs.) (TCK 141-168)
  • İmar Kirliliğine Neden Olma Suçunda (TCK 184)
  • Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti ile Kullanma Bulundurma Suçunda (TCK 188-191)
  • Parada Sahtecilik (TCK 197-201)
  • Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçundan (TCK 221)
  • Banka veya Kredi Karlarının Kötüye Kullanması Suçunda (TCK 245)
  • Zimmet Suçunda (TCK 247-248)
  • İrtikap Suçundan (TCK 250)
  • Rüşvet Suçunda (TCK 252-254)
  • İftira Suçunda (TCK 267-269)
  • Yalan Tanıklıkta (TCK 272- 274)
  • Yalan Yere Yemin Suçundan (TCK 275)
  • Suç Delillerine Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme Suçunda (TCK 281)
  • Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama Suçunda (TCK 282)
  • Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçundan (TCK 292)
  • Silahlı Örgüt Yöneticisi veya Üyesi Olma Suçundan (TCK 314)

Etkin Pişmanlıkta Bulunma Zamanı 

TCK’nın 168. maddesine göre etkin pişmanlık hükümlerinden failin yararlanabilmesi için, iade veya tazminin hüküm verilmeden önce ibaresinden anlaşılması gereken konusunda değişik görüşler ileri sürülebilir.

Bir düşünceye göre, iade veya tazmin ilk hüküm verilmeden önce gerçekleştirilmelidir. bu görüşe göre, benzer bir hüküm olan TCK’nın 248/2. maddesinin gerekçesinde “ilk hükmün verilmesinden önce” açıklamasına yer verilmiştir. Bu nedenle, TCK’nın 168 maddesini de bu şekilde anlamak gerekir.

Diğer bir görüşe göre ise, buradaki hüküm verilmezden önce ibaresinden anlaşılması gereken, genişletici yorum yapılarak Yargıtay’dan defalarca dosya bozularak dönse bile, ancak Yargıtay aşamasında iade veya tazminin yapılamamasıdır. Yargıtay’da dosya bozulup döndükten sonra iade ve tazminin yapılmasına bir engel bulunmamaktadır. Burada hüküm verilmezden anlaşılması gereken, hüküm verildikten sonra dosya Yargıtay safhasında ise bu safhada iade veya tazminin söz konusu ola-mamasıdır. Dosya Yargıtay tarafından bozulursa, yine iade ve tazmin söz konusu olabilir. Diğer bir düşünüş tarzına göre ise, iade veya tazmin hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilir. Bu aşama geçtikten sonra artık iade veya tazmin söz konusu olamaz.

Etkin Pişmanlığın Faile Uygulanan Cezaya Etkisi

Etkin pişmanlık hükümleri uygulanacağı zaman, kişinin mağdurun zararını gidermesi gibi unsurlar gerçekleşmelidir. Ayrıca etkin pişmanlığın uygulanması için kanunda açık hüküm yer almalıdır. Etkin pişmanlığın yukarıda açıklandığı gibi failin kusurluluğuna herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Ancak cezaya bir etkisi elbette ki olacaktır.

Soruşturma evresinde etkin pişmanlık hükümleri uygulandığı takdirde Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebilir. Kovuşturma evresinde ise, fail hakkında etkin pişmanlığın şartları oluştuğu takdirde verilecek cezada belirli bir indirim yapılabilir. Bunun yanı sıra mahkeme tarafından kişiye hiç ceza verilmemesine dair karar da verilebilir. Etkin pişmanlık her suç tipi aynı hüküm ve sonucu doğurmaz. Suç açısından etkin pişmanlık koşullarını sağlamış faile mahkeme hüküm tesis ederken iki farklı şekilde hareket edebilir.

  • Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinin koşullarının oluştuğu bazı suç tiplerinde, Cumhuriyet Savcısı tarafından, ‘‘Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (Takipsizlik Kararı)’’
  • Mahkeme kişinin cezasında belirli bir oranda indirime gider. Bu indirim oranı her suç tipi için farklı farklıdır ve ilgili suç düzenlemesinde belirtilir.
  • Mahkeme kişiye hiç ceza vermeyebilir. Böyle bir durumda mahkemenin vereceği hüküm ‘‘Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Dair’’ karardır.
  • Bazı suçlarda etkin pişmanlıktan yararlanan kişi belirli bir süre için denetimli serbestlik hükümlerine tabi tutulabilir

Etkin Pişmanlığın uygulandığı suç tiplerinde; Her birisinde ayrı ayrı ceza indirimi uygulanacaktır. Bazı suçlarda yalnızca cezasızlık öngörülmüşken bazılarında belirli bir oran belirlenmiştir. Kanunda sayılı etkin pişmanlığın uygulandığı bazı suç tiplerinde, hakime takdir hakkı verilmiştir. Bazı suçlar için; ¼’ü ile ½’si arasında veya ‘‘cezaya hükmolunmaz’’ gibi cezai yaptırımlar belirlenmiştir.

Etkin Pişmanlıkta Ne Kadar İndirim Yapılır?

Etkin pişmanlık ve ceza indirimi konusunu etkileyen hususlar söz konusu pişmanlığın ne zaman gerçekleştiği ve etkin pişmanlığın uygulanacağı suç vasfıdır. Etkin pişmanlığın gerçekleştiği zamana göre cezada yapılacak indirim de farklılık gösterir.

  • Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları vb suçlar söz konusu ise suç tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilir.
  • Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezan yarısına kadarı indirilir.
  • Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek ceza, kovuşturma başlamadan önce etkin pişmanlıktan yararlanılmışsa yarısına, kovuşturma başladıktan sonra yararlanılmışsa üçte birine kadarı indirilir.
  • Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.
  • Uyuşturucu madde suçlarında TCK madde 192’deki indirim oranları uygulanır.

Etkin Pişmanlıkta Mağdurun Zararı Giderilmesinin Önemi

Kanunda sayılan bazı suç tiplerinde etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için; mağdurun zararının giderilmesi koşulu sağlanmalıdır. Bu bir tür ‘‘mağdurun zararının tazmin edilmesi’’ gibidir. Tazmin şekli, her somut olayın kanuni düzenlemedeki koşulları ile olayın oluş şekillerine göre farklılık arz etmektedir. Etkin pişmanlıkta zararın hangi aşamada giderildiği önemlidir. Bu nedenle soruşturma aşamasında zararın giderilmesi lehinize olacaktır.

Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için failin mağdurun zararını gidermesi gerekir. Ancak tek başına failin pişman olması yeterli olmayacağı gibi tek başına mağdurun zararının giderilmesi de yeterli olmayacaktır. Ancak mağdurun zararının giderilmesi failin pişman olduğunu gösteren güçlü emarelerden birisidir. Bu nedenle mağdurun zararı giderilmeden yasada yer alan suçlar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün olmayacaktır.

Etkin Pişmanlık Nasıl Uygulanır?

Etkin pişmanlığa sonuç bağlanan kimi suçlarda failin bu durumu bu cezai sorumluluğu tamamen bertaraf etmekte (Madde 93/I), kimi suçlarda ise sadece ceza sorumluluğunu azaltan bir etki göstermektedir. (Madde 93/II, 110, 168). Etkin pişmanlık cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebebi oluşturmaktadır. Dolayısıyla gönüllü vazgeçme gibi etkin pişmanlık da haksızlığın unsurları ve kusurluluk dışında yer almaktadır. Türk Ceza Kanunu’nda iki şekilde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ceza indirimi alınabilir. Bunlar;

Yargılanacak olan ya da yargılanmakta olan şüpheli /sanık kişinin, soruşturma veya kovuma aşamalarında;

  • Suç ortaklarını,
  • Suça yardım edenleri,
  • Suça azmettirenleri

Cumhuriyet Başsavcılığına veya mahkemeye bildirerek suçun ortaya çıkmasını ve suç faillerinin cezalandırılmasını temin etmesiyle etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ceza indirimi alması durumudur.

Yahut şüpheli /sanık kişi tarafından işlenen suç nedeniyle mağdurun uğradığı zararın ziyanın veya mağduriyetin;

  • Ayni ya da nakdi olarak aynen geri verme veya
  • Ayini ya da nakdi olarak tazmin etme, telafi etme suretiyle giderilmesi halinde sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ceza indirimi almasıdır.

Türk Ceza Kanunu, şüpheli veya sanığın suç teşkil eden fiil hakkında verdiği bilgiyi, fiilin kimler tarafından işlendiğin, bu bilgiyi hangi aşamada verdiğini, kimlerin yakalanmasını sağladığına göre ceza indirimi yapmaktadır. İşlenen suçun niteliğine göre indirim oranı belirlenmektedir. Türk Ceza Kanunun düzenleniş biçiminde etkin pişmanlık halinde uygulanacak indirimin en üst sınırını belirleyerek hâkimin, kanunun belirlediği bu üst sınırı aşmamak şartıyla cezada indirim yapmasını öngörmüştür. Örneğin, bir suç tipi ile ilgili kanunda “3/4’üne kadar indirilir” ibaresi varsa, hâkim sanığın verdiği bilgiye göre 3/4’üne kadar değil de örneğin 1/2 oranında indirim yapabilecektir. Yani, kanunun ceza indirimi için üst sınır belirlediği durumlarda hâkim bu sınırı aşmamak koşuluyla sınırın altında indirim oranı uygulayabilecektir.

TCK 168.  maddenin birinci fıkrasına giren hallerde diğer bir ifadeyle soruşturma aşamasında etkin pişmanlık gösterilerek zararın giderilmesi durumunda hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, taksirli iflas suçlarında cezanın ikisine kadarının, yağma suçunda yarısına kadarının; zararın kovuşturma aşamanda giderilmesi halinde ise hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, taksirli iflas suçlarında cezanın yarısına kadarını, yağma suçunda üçte birine kadarının indirileceği kabul edilmiştir.

TCK’nın 168. maddesiyle, bazı suçlar tamamlandıktan ve fakat hüküm verilmeden evvel failin pişmanlık göstererek mağdurun zararını gidermesi durumu, etkin pişmanlık olarak düzenlenmiştir. 765 sayılı TCK’nın 523’üncü maddesi düzenlemesinde kısmen iade düzenlenmemişken, 5237 sayılı TCK düzenlemesi ile kısmen iadeye de mağdurun rızasının olması koşuluyla etkin pişmanlığın uygulanabilmesi olanaklı hale gelmiştir.

TCK’nın 168’inci maddesinde hangi suçlar hakkında bu madde uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanacağı sayılarak belirtilmiş olup bu suçlar dışında bu maddenin uygulanması söz konusu değildir. TCK’nın 168. maddesine göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanacağı suçlar şunlardır:

  • Hırsızlık (m.141-147; m.146 hariç)
  • Yağma (m.148-150)
  • Mala zarar verme (m.151-152)
  • Güveni kötüye kullanma (m.155)
  • Dolandırıcılık (m.157-159)
  • Hileli iflas (m.161)
  • Taksirli iflas (m.162)
  • Karşılıksız yararlanma (m.163)
  • Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanma suçu

TCK’nın 168. maddesine göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmayacağı suçlar şunlardır:

  • Hakkı olmayan yere tecavüz (m.154)
  • Bedelsiz senedi kullanma (m.156)
  • Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf etme (m.160)
  • Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme (m.164)
  • Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (m.165)
  • Bilgi vermeme (m.166)

TCK’nın 168’inci maddesine göre, etkin pişmanlık hükümleri “… suçları tamamlandıktan sonra” uygulanacaktır. 5237 sayılı TCK’ya göre artık teşebbüs aşamasında kalan suçlarda failin götürebileceği eşyayı bırakıp kaçması durumunda, suç tamamlanmış olmadığından etkin pişmanlık hükümleri uygulanamayacaktır.

Madde metnine göre iade veya tazmini, suçun failinin, azmettirenin veya yardım edenin yapması gerekir. Fakat bazı görüşler ve Yargıtay tarafından iade veya tazminin mutlaka sayılan kişiler tarafından yapılması zorunlu görülmemektedir. Fail veya suç ortaklarının iadeyi bizzat pişmanlık göstererek serbest iradeleriyle gerçekleştirmiş olmaları gerekir. Fail suça konu malı bir başkasına satmış ve suça konu mal failin bu kişiyi söylemesi üzerine bu kişiden alınmış ise etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için malın alındığı kişinin zararının fail tarafından karşılanmış olması gerekir. Aksi halde fail etkin pişmanlık hükümlerinden istifade edemez.

Kural olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için iade veya tazminin tamamen zararı giderecek nitelikte olması gerekir. Kısmi iade durumunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için mağdurun rızasının bulunması gerekmektedir. Etkin pişmanlık hükümlerinden failin yararlanabilmesi için iade veya tazminin hüküm verilmeden önce gerçekleşmesi gerekir.

TCK’nın 168’inci maddesiyle suç tamamlandıktan sonra fail veya ortağının iade veya tazminde bulunması durumunda hangi oranda indirim yapılacağı hususu suçlara göre ve iade veya tazminin yapıldığı zamana göre ikili bir ayrıma tabi tutulmuştur. Fail, iade veya tazmini suç tamamlandıktan sonra fakat hakkında kovuşturma başlamadan önce yaparsa fail veya ortağı hakkında farklı bir indirim oranı uygulanacak, kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden evvel iade veya tazmin gerçekleştirilirse farklı bir indirim oranı uygulanacaktır.

CMK’nın 2’nci maddesine göre kovuşturma aşaması, iddianamenin kabulü ile başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi anlatır. Bu durumda fail, suçu işledikten ve suç tamamlandıktan sonra iddianamenin kabulüne kadar geçen aşamada iade veya tazminde bulunursa cezada 2/3 -1/2 oranında indirim yapılacak, iddianamenin kabulünden hükmün verilmesine kadar geçen aşamada iade veya tazminde bulunursa 1/2 – 1/3 oranında indirim yapılacaktır.

Kanun koyucunun yaptığı diğer ayrım suçun niteliğine göre ayrımdır. Failin işlediği suç hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, taksirli iflas ve karşılıksız yararlanma ise uygulanacak indirim 2/3 – 1/2 arasında iken, yağma suçunda, indirim oranı 1/2 – 1/3 arasında olabilecektir.

5 Temmuz 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı yasa ile maddede değişiklik yapılarak (1)’inci fıkrada yer alan “ve karşılıksız yararlanma” ibaresi madde metninden çıkarılmış, maddeye eklenen (4)’üncü fıkra ile “karşılıksız yararlanma” suçuna ilişkin ayrı bir düzenleme yapılmış ve bu suçla ilgili olarak etkin pişmanlık hükmünün koşullarının soruşturma tamamlanıncaya kadar yerine getirilmesi halinde kamu davasının açılmayacağı, zararın hüküm verilinceye kadar tazmini halinde ise verilecek cezanın 1/3 üne kadar indirileceği, ancak kişinin bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamayacağı hükme bağlanmıştır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu